22 Ekim 2026

Üniversitemizde “Yaşayan Mirasın Animasyonla Geleceğe Aktarımı” Tanıtım Programı Gerçekleştirildi

Üniversitemiz Eğitim Fakültesi Nurettin Topçu Konferans Salonu’nda, Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla hazırlanan “Yaşayan Mirasın Animasyonla Geleceğe Aktarımı” projesinin tanıtım programı gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programa; Güzel Sanatlar Fakültemiz Dekanı Prof. Dr. Ayşe Güler, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Uğur Kılıç, Güzel Sanatlar Fakültemiz öğretim üyesi Doç. Dr. Şuayyip Yücel, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Etkinlikler Genel Müdürlüğü Şube Müdürü Nevin Tenk, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Şube Müdürü İlker Yüksel, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Şube Müdürü Bekir Kaplan’ın yanı sıra akademik ve idari personelimiz ile öğrencilerimiz katıldı.
Programa, animasyon gösterimleriyle başlandı. Kültürel mirasın animasyon aracılığıyla gelecek nesillere aktarılmasını konu alan gösterimlerde, geleneksel kültürel değerlerin görsel anlatım yoluyla tanıtılmasının önemi vurgulandı.
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Üniversitemiz Güzel Sanatlar Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü 3. Sınıf öğrencisi Güldane Kalkır, ‘’Bu projede arkadaşlarımla birlikte Somut Olmayan Kültürel Miras unsurlarından Çini ve Seramik, Hüsn-i Hat, Tezhip ve Minyatür Sanatı ile Ankara’da bulunan Yaşayan Miras Okulu’nu tanıtan animasyonlar ürettik. Çoğumuz ilk defa bir projede yer aldık. Proje için sayısız eskiz, karakter tasarımı, çizim yaptık, birçok gece sabahladık, sonunda hocalarımızın rehberliğinde çalışmalarımızı tamamladık. Projeye başlamadan önce Yaşayan Miras unsurlarına dair bilgim sınırlıydı. Bu proje; Yaşayan Mirasın ne olduğunu ve ülkemizin Unesco miras listesinde kayıtlı unsurlarının neler olduğunu öğretti bize. Bu değerlerin yaşatılması için yaratıcılığımızı kullanmak ise projenin en keyifli kısmı oldu. Miras unsurları ile ilgili farkındalık yaratmak, bu unsurları korumak ve geleceğe aktarımında rol almak ben ve arkadaşlarım için gurur verici bir yolculuktu. Bu nedenle proje ekibine katılmam için teklifte bulunan hocalarıma keyifle çalıştığım arkadaşlarıma ve destekleri için Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü’ne teşekkürlerimi sunarım.’’ dedi.
Somut olmayan kültürel mirasın korunmasının ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine değinen Güzel Sanatlar Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü Doktor öğretim üyesi Arzu Akkaya, ‘’UNESCO’nun 17 Ekim 2003 tarihli 32. Genel Konferansı’nda kabul edilen Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi uyarınca Somut Olmayan Kültürel Miras; toplulukların, grupların ve kimi durumlarda bireylerin, kültürel miraslarının bir parçası olarak tanımladıkları uygulamalar, temsiller, anlatımlar, bilgiler, beceriler ve bunlara ilişkin araçlar, gereçler ve kültürel mekanlar olarak tanımlanır. Türkiye 27 Mart 2006 tarihinde sözleşmeye taraf olmuştur. Ve bu tarihten itibaren 32 kültürel değer, somut olmayan kültürel miras listesine girmiştir. Sözleşmeye göre; somut olmayan kültürel mirasın ulusal düzeyde etkili bir şekilde korunabilmesi amacıyla bilimsel, teknik ve sanatsal çalışmaları destekleme, bu mirasın tanınması, korunması için genel kamuoyuna, özellikle gençlere yönelik eğitim, bilinçlendirme ve bilgilendirme programları düzenleme ve “Somut olmayan kültürel mirasın yaşayabilirliğini güvence altına almaya yönelik tedbirler arasında resmi ve resmi olmayan eğitim yoluyla aktarma ve bu mirasın çeşitli yönlerinin yeniden canlandırılması” kararları gereğince bu proje, Somut olmayan kültürel miras açısından son derece zengin bir geçmişi olan ülkemizde bu değerlerin yaşatılması ve genç kuşaklara aynı etkililikle aktarılabilmesi hedefi ile oluşturulmuştur. Projenin, hedef bölgesi Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bununla birlikte, animasyon filmlerinin sosyal ve eğitsel kanallar aracılığıyla hızla dolaşıma sokulabilmesi ve yaygınlık kazanabilmesi nedeniyle filmler çok dilli olarak hazırlanabilir. Böylelikle, uluslararası etkinlikler ve uluslararası ölçekte paylaşım için de uygun olacaktır. Projenin hedef kitlesi, başta animasyon ve video yoluyla iletişimin hâkim olduğu ilk, orta ve yüksek öğretim öğrencileri ve genç kuşaklar olmak üzere her yaş ve eğitim durumundan yerli ve yabancı bireylerdir. Miras değerlerinin animasyon yoluyla geniş ve özellikle de genç kitlelere ulaştırılmasını amaçlayan proje kapsamında; hazırlanacak olan videoların Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü web sitesinde ve etkinliklerinde kullanılması; İlk, orta ve yüksek öğrenim kurumlarında eğitim, bilinçlendirme ve bilgilendirme amaçlı olarak yer verilmesi; Kültür ve Turizm Bakanlığımızın uhdesinde bulunan müze, ören yeri, salonlar vb. mekânlarda, multimedya yoluyla sergilenmesi; Proje kapsamında çok dilli hazırlanacak olan animasyon filmlerinin, uluslararası etkinlikler ve Unesco nezdinde kullanılması; Böylelikle hem Türkiye hem yurtdışında, ülkemizin somut olmayan kültürel miras listesine girmiş değerleri konusunda farkındalık yaratma ve geliştirme, bu değerlerin yaşatılması için kamuoyu desteği ve ilgisi oluşturma, genç kuşakların kendi dinamizm ve gençlik diliyle kendi kuşaklarına seslenmesini sağlama, bu konuda ileride yapılacak akademik ve kültürel çalışmalara ilham kaynağı olma amaçlanmıştır. Bugün sahip olduğumuz kültürel mirasın küçücük bir parçası için bir araya geldik. Devasa bir höyükte bir nokta kadar. Yaşayan mirasımız Edirne’de bir pehlivanın peşkirinden, Milas’ta zeytin ağaçlarının dallarına uzanıyor. Projemizin hedeflediği amaçlara ulaşması ve öğrencilerimizin mevcut değerlerimizi koruyarak yeni değerler üretmelerini temenni ederek sözlerimi bitirmek istiyorum. Dinlediğiniz ve bugüne bizimle ortak olduğunuz için hepinize teşekkür ederim. İyi ki varsınız.’’ ifadelerini kullandı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Uğur Kılıç, ‘’Bugün, akademide bir süre çalışmış bir arkadaşınız, belki de ağabeyiniz olarak, akademi yerine bürokrasiyi tercih etmiş olmanın hüznünü ve pişmanlığını bir kez daha yaşadım. Bürokrasinin yoğunluğu ve zaman zaman sıkıcılığı içerisinde, genç arkadaşlarımızın heyecanını ve enerjisini görünce insan hayıflanmadan edemiyor. Bugün sizlere biraz Genel Müdürlüğümüzün faaliyetlerinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle, bu projeye katkı sağlayan Kırıkkale Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümünün kıymetli hocalarına, özellikle de beş animasyon filminin hazırlanmasında büyük emekleri olan 11 öğrencimize özel olarak teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca programın düzenlenmesine katkı sağlayan Kırıkkale İl Kültür ve Turizm Müdürlüğümüze ve Akasya Derneğimize de teşekkürlerimi sunuyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Yaşayan mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılmasına yönelik yürütülen çalışmalara değinerek, UNESCO listelerinde Türkiye’nin sahip olduğu kültürel miras zenginliğini anlatan Genel Müdürlüğü olarak çalışmalarımızı özellikle iki alanda sürdürüyoruz. Bunlardan biri yaşayan miras alanıdır. Peki, yaşayan miras nedir? Eski adıyla somut olmayan kültürel miras olarak ifade edilen yaşayan miras; toplumların, bireylerin ve grupların yaşatarak gelecek nesillere aktardıkları değerleri kapsar. Bazen geleneksel el sanatlarının nasıl somut olmayan kültürel miras kapsamında değerlendirildiği merak ediliyor. Bakırcılık, demircilik, ebru, minyatür ve tezhip gibi sanatlar gözle görülen, elle tutulan uygulamalar olsa da bu sanatların arkasındaki bilgi birikimi, beceri, ustalık ve geçmişten bugüne aktarılan değerler somut olmayan kültürel mirası oluşturur. UNESCO, Paris merkezli, eğitim, bilim ve kültür alanlarında faaliyet gösteren uluslararası bir kuruluştur ve dünyanın dört bir yanındaki ülkeler kendi kültürel değerlerini bu kuruma kaydettirmeye çalışmaktadır. Türkiye'nin de UNESCO listelerinde yer alan 22 somut kültürel miras varlığının yanı sıra 32 yaşayan miras unsuru bulunmaktadır. Türkiye, 185 ülke arasında 32 unsurla Çin'in ardından ikinci sırada yer almakta; Fransa, İspanya ve İtalya gibi ülkeleri geride bırakarak kültürel miras alanındaki başarısını ortaya koymaktadır. Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü olarak bu değerlerin UNESCO listelerine kaydedilmesinin yanı sıra korunması ve yaşatılması için de çalışmalar yürütüyoruz. Bu kapsamda 2026 yılında Türkiye'nin 11 şehrinde Yaşayan Miras Şölenleri düzenledik. Kültür Yolu Festivalleri ile birlikte bu etkinliklerin sayısını 37'ye ulaştırdık. Önümüzdeki yıl bu sayıyı 40'ın üzerine çıkararak Türkiye'nin yarısından fazlasında yaşayan miras şölenleri ve kültür yolu festivalleri aracılığıyla kültürel değerlerimizi her yaş grubundan insanımıza tanıtmayı amaçlıyoruz. Bu çalışmalarımızın yanı sıra özellikle önem verdiğimiz projelerimizden biri de Ankara'da hayata geçirdiğimiz Yaşayan Miras Okulu'dur. Ankara'ya yolunuz düşerse bu okulu ziyaret etmenizi özellikle tavsiye ederim. Yaşayan Miras Okulumuzda ilkokul, ortaokul, lise ve anaokulu öğrencilerinin yanı sıra Türkiye'nin farklı şehirlerinde eğitim gören yabancı öğrenciler de kültürel mirasımızı tanıma ve deneyimleme fırsatı buluyor. Bu öğrenciler, kendi ülkelerine döndüklerinde aynı zamanda kültür ve turizm elçilerimiz olacaklar. Öğrencilerimiz haftanın üç günü okulda geleneksel sanatlarımızı ve kültürel değerlerimizi yakından tanıma imkânı buluyor. Hat, tezhip, ebru ve minyatür gibi geleneksel sanatlarımızın yanı sıra Anadolu masalları, Dede Korkut hikâyeleri, Nasreddin Hoca fıkraları ve meddahlık sanatı gibi sözlü kültür unsurlarımız da bu eğitimlerin bir parçasını oluşturuyor. Ayrıca kendi alanlarında ülkemizi en iyi şekilde temsil eden ustalar arasından seçilen 102 yaşayan insan hazinemiz bulunuyor. Bu kıymetli isimlerin söyleşileri ve her ay düzenlenen tematik sergiler aracılığıyla kültürel mirasımızı her yaştan insanımızla buluşturuyoruz. Ankara'da ilkini hayata geçirdiğimiz Yaşayan Miras Okulu projesini, alınan talimatlar doğrultusunda 81 ilimize yaygınlaştırmayı ve çocuklarımızın, gençlerimizin kültürel değerlerimizi öğrenmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Çünkü milletler, kültürlerini korudukları ve gelecek nesillere aktardıkları sürece varlıklarını sürdürebilirler. Bugün hazırlanan bu beş animasyon filmiyle sizler de kültürel mirasımızın yaşatılmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına çok önemli bir katkı sundunuz. Bu tür animasyon çalışmalarının artmasını arzu ediyoruz. UNESCO listelerinde şu anda 32 yaşayan miras unsurumuz bulunuyor ve bu yıl dört unsurun daha eklenmesiyle sayının 36'ya ulaşmasını bekliyoruz. Bu yıl Çin'de gerçekleştirilecek toplantıda yeni unsurların değerlendirilmesi planlanıyor. Biz bu çalışmaları sürdürürken sizlerden gelecek proje, teklif ve önerilere de büyük önem veriyoruz. Çizgi film ve animasyon, kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasında son derece önemli bir iletişim dili hâline gelmiştir. Günümüzde çocuklarımız geleneksel sanatları yalnızca ustaların yanında öğrenerek değil, animasyon ve çizgi filmler aracılığıyla da tanıma ve öğrenme imkânı buluyor. Bu nedenle teknolojiyle kültürel mirası buluşturan projeleri desteklemeyi ve bu alandaki iş birliklerini artırmayı önemsiyoruz. Genel müdürlüğümüzün faaliyetlerini bu şekilde özetlemek isterim. Katılımlarınız, katkılarınız ve özellikle bu güzel salonda programımıza ev sahipliği yapmanız dolayısıyla her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, hepinize saygılarımı sunuyorum.’’ ifadelerini kullandı.

Program, projeye katkı sunan akademik personelimiz ve projede görev alan öğrencilerimize teşekkür belgelerinin takdim edilmesinin ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Haberler

Tüm Haberler